Umut ışığı oldular… İlklere imza atan Türk kadınları

0
HİSSELER
0
GÖRÜNTÜLEME

Related posts

Oldukça değil, bir tek 100 yıl öncesine kadar ‘hanım hekim’, ‘hanım avukat’, ‘hanım fotoğrafçı’ bulmak imkansıza eş değerdi. Sadece pek oldukca alanda erkeklerden oldukca hemen sonra söz sahibi olan bayanlar uzun mücadeleler sonucunda, bileklerinin hakkıyla meslek sahibi oldu. Ikimiz de uzun yollar kat edip savaşım vererek mesleklerinde ‘ilk’ olan bu bayanları 8 Mart Dünya Bayanlar Günü’nde bir kez daha hatırlayalım ve hatırlatalım istedik… İşte Türkiye’de ilkleri gerçekleştirerek ümit ışığı olan hanımlarımız…

İLK DÜNYA GÜZELİ: KERİMAN HALİS ECE

Keriman Halis Ece, dönemin meşhur tüccarlarından olan, ‘Hızır’ adlı yangın söndürme aletlerinin mümessili Tevfik Halis Bey ve Ferhunde Hanım’ın 6 çocuğundan biri olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Dedesinden kalan mülklerden ve babasının tüccar olmasından dolayı zengin bir ortamda büyürken iyi derecede eğitim aldı. 18 yaşlarındayken arkadaşları, Cumhuriyet Gazetesi’nin düzenlemiş olduğu güzellik yarışmasına katılmasını tavsiye etti. Ne var ki babası Tevfik Halis Bey’den bu mevzuda izin alamadı.

O yıl düzenlenen yarışmada Naşide Saffet Türkiye güzeli seçildi. Bir sonraki yıl Keriman Halis Ece, yarışmada birinci seçilince 31 Temmuz 1932’de Belçika’nın Spa kentinde meydana getirilen devrin en prestijli yarışması olarak kabul edilen, Türkçe karşılığı Internasyonal Güzellik ve Zarafet Yarışması olan International Pageant of Pulchritude’de Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanmıştır. Keriman Halis Ece, 28 ülkenin güzellerinin katılmış olduğu International Pageant of Pulchritude’de birinci seçildi.

İLK TÜRK MÜSLÜMAN KADIN OYUNCU: AFİFE JALE

1902 senesinde İstanbul’un Kadıköy semtinde dünyaya gelen Afife Jale, İstanbul Kız Endüstri Mektebi’nde eğitim görmüş oldu. Darülbedayi’nin 10 Kasım 1918’de tiyatro kursları için açmış olduğu imtihanı kazanmıştır. Müslüman hanımefendilerin sahneye çıkması o zamanlar yasaktı fakat Darülbedayi, Müslüman hanımefendilerin bir tek hanımefendilere hususi gösterilerde oynayacakları sebebi öne sürülerek Müslüman bayanları bünyesine almıştı. Afife Hanım, kabul edilen beş Müslüman hanımdan biriydi. Öteki kadınlardan üçü kursu bıraktı, Refika Hanım ise suflör oldu. Afife Jale 3 Nisan 1919’da, Hüseyin Suat’ın Yamalar adlı oyununda Emel görevi ile ilk kez sahneye çıkarak Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk Müslüman hanım oyuncu oldu. Aslolan adı Afife olan sanatçı, bu oyunda Jale takma adını kullandı, daha sonraları Afife Jale adıyla anılmaya başlandı. 1923 senesinde Türkiye’de cumhuriyetin duyuru edilmesinden sonrasında Türk kadınlarının sahneye çıkması önündeki yasal engeller kalktı. Sadece sanatçının sağlığı bozuldu ve tiyatroyu bırakmak mecburiyetinde bırakıldı.

İLK KADIN FİLM YÖNETMENİ VE İLK KADIN YILDIZI: CAHİDE SONKU

1919 senesinde Yemen’de dünyaya gelen Cahide Sonku Türk sinemasının ilk hanım yönetmeni ve ilk hanım beyazperde yıldızıydı. 1933-35 yılları aralığında balerin olarak sahneye adımını attı. Sonku’yu keşfeden isim ise Muhsin Ertuğrul’du. 1933’te Söz Bir Tanrı Bir filmiyle beyazperdeye geçti. Bataklı Damın Kızı Aysel adlı filmle ünlenen Cahide Sonku, o günden sonrasında  derhal her filmimizde adamların kalbini kırıp kaçan güzel hanım rolüyle izleyicinin karşısına çıktı. Bununla beraber 1950 senesinde kendi adına Sonku Film şirketini kurdu. 1963 senesinde bir yangın sonucu kurmuş olduğu Sonku Film’in yanması üstüne batkı eden Cahide Sonku yaşamının geri kalan kısmında kısa bir süre Kent Tiyatrosu’nda çalıştı. Ondan sonra buradan ayrılan Sonku ömrünün son yıllarını sefalet içinde geçirdi. 1981 senesinde da aramızdan ayrıldı. 

İLK KADIN OPERA SANATÇISI: SEMİHA BERKSOY

İlklerin hanımı Semiha Berksoy 1910 senesinde dünyaya geldi… İstanbul Konservatuarı’nda ve Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmail Atölyesi Fotoğraf ve Tiyatro Okulu’nda eğitim alan sanatçı, devlet devlet bursu ile Almanya’da Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera Kısmı’nde eğitim aldı. Üstelik kısmı birincilikle tamamladı. Opera kariyerine 1934’te süregelen Semiha Berksoy Türkiye, Almanya ve Portekiz’de sahneye çıktı. 1939’da Richard Strauss’un Ariadne Auf Naxos adlı operasındaki Ariadne görevi ile Avrupa’da sahne alan ilk Türk opera sanatçısı oldu. Minik yaşta müziğe olmasıyla birlikte, fotoğraf ve plastik sanatlara kabiliyeti ve ilgisi olan sanatçı ilk sesli Türk filmimizde de oynadı. Renkli kişiliğiyle öne çıkan sanatçı 94 yaşlarında aramızdan ayrıldı. 

İLK KADIN PİYANİST: FERHUNDE ERKİN

Türkiye’nin ilk hanım konser piyanisti ve piyano eğitimcisi ise Ferhunde Erkin’di… 1909 senesinde dünyaya gelen Erkin, 98 senelik yaşamında pek oldukca piyanist ve müzik eğitimcisi yetiştirdi. Türkiye’de klasik müziğin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuş oldu. 22 piyano konçertosunun Türkiye’de ilk çalınışını gerçekleştirmiş oldu. Paul Hindemith, Ernst Praetorius, Hans Rosbaud şeklinde dünyaca meşhur şeflerin eşliğinde çaldı. Ferhunde Erkin, birçok konçertonun Türkiye’de ilk seslendirişini yapmanın yanı sıra, yetiştirdiği öğrenciler, Türk bestecilerinin eserlerini seslendirmesine verdiği ehemmiyet, yurt çapında verdiği resitaller ve oda müziği etkinlikleriyle, Cumhuriyet Türkiye’sinin müzik alanındaki en mühim simalarından biri oldu. 

İLK KADIN HEYKELTRAŞ: SABİHA BENGÜTAŞ

Türkiye’nin ilk hanım heykeltıraşı olarak tarihe geçen Sabiha Bengütaş, 1920 senesinde bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanat Üniversitesi’nde Fotoğraf kısmı okudu. Fotoğraf bölümünde bir yıl okuduktan sonrasında, hocası İhsan Bey’in kabiliyetini keşfetmesi ve tavsiyesi üstüne ikinci yıl heykel kısmına girdi. Sabiha Hanım, heykel bölümündeki ilk kız talebe oldu. Üniversitede oluşturulan bir sınavda birinciliği elde ederek Prix de Rome’u kazanmıştır ve yurt dışına gitme imkânına kavuştu. Bölme Meydanı’ndaki Mustafa Kemal Atatürk abidesini meydana getiren İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’nın asistanlığını yapmış oldu. Türk sanat tarihinin mühim ve uzun soluklu çalışmalarından önde gelen Galatasaray Sergileri’ne katılan ilk kadınlardan biri oldu. Bengütaş, 1938 senesinde meydana getirilen Mustafa Kemal Atatürk ve İnönü heykel yarışmalarında birinci oldu. Çankaya Köşkü’ndeki Mustafa Kemal Atatürk heykeli ilk hanım heykeltraşımızın eseri…

İLK KADIN RADYO SPİKERİ: EMEL GAZİMİHAL

Türkiye’nin ilk hanım haber spikeri Emel Gazimihal, televizyonun olmadığı yıllarda radyoda haber spikerliği yapmış oldu. 1937 senesinde başladığı spikerlik yıllarında Ankara Radyosu’nda çalıştı. BBC Türkçe’nin ilk sunucularından olan Emel Gazimihal, harp yıllarında değişik cephelerdeki son gelişimleri aktardı. 1968 senesinde süregelen tv yayınlarıyla TRT’de haber spikeri olarak kayda geçen ilk hanım haber spikeri ise Jülide Gülizar oldu…

İLK KADIN ORKESTRA ŞEFİ: İNCİ ÖZDİL

“Niçin kendi yazdığım eserleri yönetmeyeyim diye düşündüm ve orkestra şefi olmak istedim” sözlerinden yola çıkan İnci Özdil, Türkiye’nin ilk klasik batı müziği hanım orkestra şefi… 1960 senesinde dünyaya gelen sanatçı Ankara Devlet Konservatuarı Piyano bölümünden mezun oldu. 1983 senesinde Orkestra Şefliği uzmanlığı için devlet bursuyla İngiltere’ye gönderildi. Londra’da ilkin Guildhall School of Music, hemen sonra Royal Academy of Music’te orkestra şefliği üstüne; 1986’da İtalya’da Accademia Musicale Chigiana’da Alman Duygusal Müziği üstüne çalıştı. 1988 senesinde Hans Werner Henze Festivali’nde “En İyi Yorumcu” ödülünü kazanmıştır. 1988’de Türkiye’ye döndü ve Ankara’da Devlet Çoksesli Korosu’nun açılışını ve şefliğini yapmış oldu. 1994 senesinde Antalya Oda Orkestrası’nı kurdu. 1997 senesinde bu orkestrayı Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’na dönüştürdü.

İLK KADIN SAVAŞ PİLOTU: SABİHA GÖKÇEN

Türkiye’nin ilk hanım pilotlarından önde gelen Sabiha Gökçen dünyanın da ilk hanım harp uçağı pilotu oldu. Sabiha Gökçen, kariyeri süresince 8 bin saat civarı uçuş gerçekleştirmiş oldu.

Sabiha Gökçen, 1935’te Türkkuşu’nun açılış töreninde meydana getirilen planör gösterilerinden etkilenerek havacılığa ilgi duydu. Mustafa Kemal Atatürk’ün de destek vermesi ile 1935’te Türk Hava Kurumu’nun Türk Kuşu Sivil Havacılık Okulu’na girdi, Ankara’da yüksek planörcülük brövelerini aldı. Gökçen, 7 adam öğrenciyle beraber Kırım, Rusya’ya gönderilerek yüksek planörcülük eğitimini tamamladı. 1936’da Eskişehir Askeri Hava Okulu’na girdi, burada av ve bombardıman uçaklarıyla başarıya ulaşmış görevler yaparak, dünyanın ilk ‘Hanım Harp Pilotu’ unvanını kazanmıştır. 1937 senesinde Türk Hava Kurumu’nun yetiştirdiği ilk hanım pilot olması sebebiyle kurumun 9 numaralı Murassa (iftihar) Madalyası ile ödüllendirildi.

1938’de Balkan devletlerinin davetlisi olarak, uçağıyla Balkan turu meydana getiren Gökçen, hemen sonra Türk Hava Kurumu Türkkuşu’na başöğretmen atama edildi. 1955’e kadar bu görevini başarıyla sürdürdü. Yaşamı süresince toplam 22 değişik hafifçe bombardıman ve akrobatik uçakla uçan ve birçok ödülün sahibi olan Sabiha Gökçen, 1991 senesinde Internasyonal Havacılık Federasyonu Altın Madalyası’nı aldı. 1996 senesinde ABD’da düzenlenen Kartallar Toplantısı’nda dünya havacılık evveliyatına adını yazdıran 20 havacıdan biri seçilen Sabiha Gökçen, bu ödüle layık görülen ilk hanım havacı olmuştur.